
Allah insanın mayasına ne katmışsa, bazı şeyleri asla ifade edemeyiz.
Bunu bilmek ya da sezmek bizi ‘inanmaya’ yöneltir. Kur’an’da “Allah kalplerde olanı bilir.” yazıyor. Çoğu kimse, bu ayeti şöyle anlıyor: “Allah, sizin gizlediklerinizi bi
liyor.” Bence ayetin asıl anlamı şu: “Kalbinizde olup da kimseye anlatmayı başaramadığınız, dile getirilmesi imkansız bir şey var ya, işte Allah onu biliyor, üzülmeyin.” Nitekim bir başka ayette de “Allah’tan daha iyi dost mu bulacaksınız?” deniliyor.
Deli, dostunu bulamayan kimsedir.
Yalnızlık, deliliğin hammaddesidir. Bir muhatap bulunca, deliliğin çemberinden çıkarız. Mesela, kendimi mum sanıyor olsaydım ve biri de cereyanlar kesilince beni yaksaydı, delilikten yırtardım. Yine de, insan istiyor ki, bir kişiyle olsun bu ‘kalpteki sır’, daha doğrusu ‘kalbin sırrı’ konusunda anlaşabilsin. Birisi “Evet” desin, “seni anlıyorum. Aynı dertten bende de var.”
Murat Menteş