
Önce sevmeyi öğrendim:
Sevebileceğimi fark ettim. Sevdikçe kendimi kâinatla topladığımı gördüm.
Sonra affetmeyi öğrendim:
Affetmenin, dostlarımı 10'la çarpmak olduğunu fark ettim.
Bir gün pişman oldum:
Pişman oldukça hatalarımı küçük, anlaşılır ve bağışlanabilir parçalara bölebildiğimi gördüm.
Ve hatırlamayı öğrendim:
Hatırladıkça sevgilerimin kare kökünü bulup, onlardan hüzün çıkardığımı fark ettim.
Değer vermesini öğrendim:
Değer verdikçe sevgilerin küpünü bulup, onları mutlulukla çarpabileceğimi gördüm.
İltifat etmesini de öğrendim:
İltifat ettikçe insanlarla aramdaki en kısa mesafenin bir tebessümün resmettiği bir çizgi olduğunu gördüm.
Özür dilemeyi öğrendim sonra:
Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündüğünü böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu fark ettim.
Hüzünlendim:
Belki en çok hüznü sevdim, hüznün kalbime dokunmasına izin verdim.
Böylece bütün mutlulukların ve zevklerin sonunda ayrılık çizgisine teğet geçip geri döndüğünü gördüm.
Ve bir gün öleceğim:
Kesinlikle öleceğim ve öldüğüm gün anlayacağım ki; yaşadığım hayat, paydası sonsuzluk olan basit bir kesirden ibaretmiş.