
Satır aralarında ararım tozlanmış zamanı,
Bir kum tanesinde bulurum yıllanmış tuzları,
Biraz rüzgâr nemli bir havada deniz kenarı,
Bir şarkı için melodi yaptım fırtınayı,
Öylesine sevdim en parıltılı yakamozları,
Afiyetle yedim balıkları,
Beraber kulaçladım yunuslarla dalgaları,
Korsan gemisi yaptım küçücük sandalımı,
Gitar sesinde törpüledim şiirlerimin hatalarını,
Denizkulağına fısıldadım en derin sırlarımı,
Plankton kokusunda sardım taşlara yosunlarımı,
Poseidon a hayrandım kabul etmesem de tanrıcılığını,
Midye kabuklarıyla sakladım kırılganlıklarımı,
İstiridye içine kapattım gözlerimin ışıldamasını,
Deniz bitkileriyle giderdim kırışıklıklarımı,
Düşe kalka değil dala çıka öğrendim nefes almayı,
Güneş koktu benim ellerim hiç toprak kokmadı,
Yengeçlerle kestim canımı yakan fotoğrafları,
Köpek balıklarında tattım kanlı sofraları,
Denizatından öğrendim senden olanları korumayı,
Mercanlarla anladım rengârenk ölüme koşmayı,
Denizanasından kaptım suyun yaşamdaki anlamını,
Elimde küçük deniz taşlarıyla bekledim güneş tutulmasını,
Istakozla çözdüm kıpkırmızı yanmayı,
En derin deniz çalılarında gördüm ışıkla anlaşmayı,
Bölge savaşlarında izledim balinaları,
Ben koskoca okyanusla buldum aradığım her cevabı,
Ben deniz bilim adamı…
Anlatabildiklerim kadar kısa kaldı cümlelerim sonu,
İmla hatalarında fırlatıp attım yaşlanmayan gözün kurusunu,
Ağlamadan bütünledim gecenin hıçkırık vurgusunu,
Yalnız bir adada yalnız bir adam olarak gömdüm burukluğumu,
O yüzden beni anladığınızı sanmayın sadece ben yaşadım bu senaryoyu…
Bir kum tanesi de kocaman bir kayada,
Aynı hızla batar suya,
Önemli olan suyun kim olduğudur doğanın avukatlığında…
A.C.