
GALATASARAYLILIK NEDİR ?
Hagi'nin hırsı,
Kewell'ın yüzündeki gülümseme,
İlk yarısını 0-2 önde kapattıkları maçı 3-2 kaybeden Real Madrid'li futbolcuların şaşkınlığı,
5 metreden vurduğu kafayı Taffarel'in nasıl çıkardığını anlamaya çalışan Henry'nin boş gözlerle etrafa bakışı,
Çıkık omzuna aldırmadan maça devam eden Bülent kaptan'ın inancı, UEFA finalindeki son penaltıyı gole çeviren Popescu'nun sevinç deparı, Fatih Terim'in gözyaşlarıdır...
Metin Oktay'ın "Bizi sevenleri üzmeyelim baba.." demesidir,
1-2'lik maçı son 10 dakikada 3-2 kaybeden Maldini'li Milan'ın sahadaki "N'oluyor lan " duruşudur.
10 kişi kalan takımın mücadelesini gören Arsene Wenger'in yüzündeki endişedir.
Galatasaraylı olmak, torununa, çocuğuna, arkadaşına, kardeşine anlatacak bir şeylerinin olmasını sağlar. Turgay Şeren'den bahseder eskiler, Coşkun Özarı'dan bahseder, Prekazi'den bahseder, Metin Oktay'ı düşürmez dilinden misal.. Şampiyon Kulüpler Kupası'ndaki yarı finali anlatırlar. Efsanevi Manchester maçlarına değinmemek olur mu? Onu da yaparlar.Biraz daha yaklaşırsın bugüne, 4 yıl üst üste şampiyonluk ve akabinde hiç yenilgi almadan gelen UEFA Kupası, Süper Kupa... 17 Mayıs 2000...
Galatasaraylılık sadakat ister, sabır ister, her koşulda bağrına basmayı gerektirir takımı.Kaypak aşklar gibi günübirlik olmamıştır; EZELDİR, EBED OLACAKTIR !
giden her sevgilinin ardından
hep biz olduk el sallayan
haykırsak duyarlar mı sesimizi
hangi sevdadan galip çıktık ki
yürüyoruz sessiz ve kederli
nevizade geceleri
inletiyoruz hep cıkışında
istiklal caddesini
boşuna çekilmedi bunca çile
içiyoruz gündüz gece
haykırdık ama duymadı hiç kimse
peşindeyiz heryerde
zaten aşklar hep yalan dolan
sonu hep acı hüsran
bize her sevdadan geriye kalan
sadece ****GALATASARAY****