Recep
Recep, 39

iyi kalpli yalnız bir

adam birgün bir koza bulur.

Kozanın içinde küçük bir tırtıl

vardır. Adam çok sever bu

tırtılı. Onunla tüm yalnızlığını,

tüm sevgisini paylaşır. Gel

zaman git zaman tırtıl büyür,

güzel bir kelebek olur. Adam

kelebeğine hayran, bırakamaz

onu bir türlü. Aslında kelebeğin

aklında dağlar, kırlar, çiçekler

vardır da kıyamaz bir türlü

adama ve sevgisine, yalnız

bırakamaz onu. Üç günlük

ömrünü sevildiği ve sevdiği

yerde geçirmeye hazırdır.

Ama adam bilir ki "Sevmek

bazen vazgeçmeyi de

bilmektir." Kelebeğine son kez

bakar ve onu salıverir

özgürlüğüne, kırlarına,

çiçeklerine doğru...

Kelebek mutlu olmasına

mutludur ama hiçbir meltem,

hiçbir çiçek yaprağı adamın

avucunun sıcaklığını andırmaz.

Aklında adam, o çiçek senin bu

çiçek benim dolaşır saatlerce...

Adam bir kelebeğe sevdalı,

bakıp durur boşluğa. Kelebekse

hâlâ konacak sıcak bir avuç

aramakta! Böylece kelebek

şunu anlar;

"Bazen ait olduğumuz yer

orasıdır; sıcak bir avuçtur

biliriz. Ama o yerin bize ait

olma ihtimali bir hiçtir."

Böylece adam şunu anlar:

"Hiçbir sevdayı yalnızca

sevgiyle yaşatamazsınız."

O günden sonra kelebek, adama

duyduğu özlemi gömecek bir

dağ aramaya başlar. Ama gücü

tükenene dek arayıp da

bulamayınca anlar ki

"Hiçbir dağ bir özlemi

gömebileceğimiz kadar büyük

değildir."

Adamsa artık sevdasını koyar

avuçlarına kelebeğinin yerine.

Herkes birşeyler yaşar; iyi ya

da kötü, doğru ya da yanlış.

Yaşadıklarından bir çıkarım

yaparak hayatına bir yol verir,

aynı zamanda düşüncelerine

de...

BIRAK SEVGİ SENİ BULSUN.

About
  • Diamonds (Favorite Game)
Photos
  • Feed is empty