
"yorulduk ikinci defa aşık olmaktan ve gidip merhaba demeye birine,
sıkıldık aynı konuşmalar içinde aynı şeyi duymaktan,
seni seviyorum artık heyecanlandırmıyor kimseyi ve öpüşmeler çok tanıdık,
bütün ayrılıklar aynı bok,
bütün insanlar hala aynı göt,
şimdi tesadüfen çarpışsak göz göze
tesadüflerin a.. koyar, önüne baksana lan diyerek devam ederiz yolumuza
Çıkarsak artık şu maskeleri,
Şu an dünyaya bi anons yapılsa "son dakikalarınız herkes sevdiğine koşsun" diye eminim o kadar çok çift yer değiştirirdi ki (:"
"Benim hayatımı yargılamak istiyorsan eğer,
önce benim ayakkabılarımı giy, benim yürüdüğüm yollarda,
sokaklarda, dağlarda yürü.
Sonra yaşadığım üzüntüleri, sevinçi, acıyı hisset.
Yıllarca aldığım hayat dersini sende al, ayağıma takılan
her taşın üzerinden tökezle, düştüğünde tekrar ayağa kalk
ve yola devam et! Sırf benim yaşadıklarımı yaşa.
Hala beni yargılamak istersen, buyur o zaman söz hakkı senindir:)
Yalnızlık beni tüm hayatım boyunca izledi, her yerde. Barlarda, arabalarda, kaldırımlarda, dükkânlarda, her yerde. Kaçış yok. Ben Tanrı’nın yalnız adamıyım.
Gözlerine bakmasamda,hissetmesini öqrettin bana
Uzaqımda olsanda ellerini tuttuqumu hissettirdin...
Adın aşk olmalıydı senin...
...Gözlerimin içini güldürmeyi başaran tek insan...
Ellerini ellerimde hissettim...
AŞK olmalı adın
Sensiz geçiyorken bu gençlik çağım
Ey sevdiğim ümitsiz değilim gene
Ak düşünce saçların kumral rengine
Kollarında son aşığın ben olacağım
Kirpiğinden yavaş yavaş bir damla aksın
Çünkü ruhum sende
o gün anlayacaksın ki,
Hiç kimse benim kadar sevmemiş seniiiiiiiiiiiiiii...
Neden bu kadar yalnızım biliyor musun? Çünkü insanları iyi tanırım. Yalanı gözünden anlarım. Yalanlar çok konuşur. Yalancılar, kelimelerle açtıkları yaraları suskunluklarıyla örtüp giderler. Daha da gidecekler. Çünkü herkes yalanlarıyla gider, ben inandığımla kalırım.