
söylenmeyen sözlerin ağırlığı, demir balyalar gibi çöktü yüreğime...Bir yanardağ misali gönül dağım!Hani bazen diyorum ki patlasa bu yanardağ!...Dökse içindeki her şeyi dışarı!...Boşalsa!...Rahatlasa artık!...
Sonra duruyorum...Sonra susuyorum...İçimden çıkan lavların etrafı yangın yerine çevireceğini düşününce kilit vuruyorum dilime...."Yan!" diyorum içime!..."Sadece sen yan!" Ve "Dayan!" diyor...um gönlüme!..." Herkes mutlu olsun!Sen dayan!... Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması. Ne kötüdür an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması. Ve bilir misin? Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması.. Ben deyip susması sen deyip ağlamaklı olması ..Hz Mevlana Mevlana der ki;
sarılmayı bilir misin? sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı?
sen bilir misin aşık olmayı? bölünebilir misin ikilere, üçlere…
gerekirse binlere? yapabilir misin?
gerçekten sevebilir misin?"sevmenin demesi" olmaz.
unutma, ya çok seversin bir kere, ya da hiç sevmezsin...