Enes
Enes, 33

GALATASARAY umuttur

GALATASARAY yere düşen kağıt bayrağı basılmasın diye kenara koymaktır

GALATASARAY önünden hiç geçemediği okul için “Bizim lisemiz var” demektir

GALATASARAY hiç gidemediği ASY arkasından ”Cehennem yıkıldı” diye gözyaşı dökmektir

GALATASARAY her gün sarı-kırmızı giymek istemektir

GALATASARAY parkta tahtası sarı, demir bacakları kırmızı bir bank gördüğünde mutlu olmaktır

GALATASARAY çağırılmadan yardıma koşmaktır

GALATASARAY Al Bayrağın ardında batan güneştir

GALATASARAY yanan ateştir

GALATASARAY cama asılan bayraktır

GALATASARAY tek başına da olsa haykırmaktır

GALATASARAY tanıştığı anda sevmektir

GALATASARAY “Bizim Üniversitemiz var” diye övünmektir

GALATASARAY Hakkari’de tek göz odada yanan mum ışığıdır

GALATASARAY Brüksel’de café’de maç heyecanıdır

GALATASARAY San Francisco’da sabah 9’da gece maçı izlemektir

GALATASARAY küskünken bile sımsıkı sarılmaktır

GALATASARAY bağışlamaktır

GALATASARAY her şeyini vermektir

GALATASARAY sabah 3te bilet kuyruğunda beklemektir

GALATASARAY doktora ”peki maça ne zaman gidebilirim” diye sormaktır

GALATASARAY maç bileti bile olmadan Berlin’den uçağa binmektir

GALATASARAY çevreyolunda sabah işe giderken, ASY hizasında kornaya basmaktır

GALATASARAY 19:05’te saate gözü takılınca, 4-5 dakika bi daha bakmamak için kıvranmaktır

GALATASARAY bir bakışla her şeyi anlatabilmektir

GALATASARAY Monaco’da sevinmeyi de, ASY’de üzülmeyi de bilmektir

GALATASARAY fikri, irfanı, vicdanı son nefesine kadar hür olmaktır

GALATASARAY öğrendiğini öğretmektir

GALATASARAY yeri geldiğinde sorgulamadan peşinden gitmektir

GALATASARAY tek dilim ekmeği paylaşmaktır

GALATASARAY Asker ocağında sıcak-soğuk su borusudur

GALATASARAY Kalamış’tır

GALATASARAY Edirne’de bir çiçek, Bodrum’da bir bayrak, Şırnak’ta bir halay, Ankara’da bir meşaledir…

GALATASARAY özü sözü bir olmaktır

GALATASARAY Ada’dır

GALATASARAY kayıtsız, şartsız yanında olmaktır

GALATASARAY Kapalı merdivenlerinden çıkınca “evine gelmiş” hissidir

GALATASARAY kayıtsız şartsız ATA’sının izinden gitmektir…

GALATASARAY 18 Mart’ta Çanakkale’ye uzanan konvoydur

GALATASARAY namustur

GALATASARAY yaşama sevincidir

GALATASARAY akşam mağlup yatsa bile, sabah umutlu kalkmaktır

GALATASARAY gol anını oğluna anlatmak için Numaralı’dan Teksas’a telefon açmaktır

GALATASARAY sözde değil, özde olmaktır

GALATASARAY yiyemezken, kardeşine yedirmektir

GALATASARAY gülemezken, güldürmektir

GALATASARAY sorumluluk almaktır

GALATASARAY rahatken, rahatsızı düşünebilmektir

GALATASARAY bitmeyen sevgidir

GALATASARAY sonucu umursamamaktır

GALATASARAY kendini hiç düşünmemektir

GALATASARAY engelliyken, engel tanımamaktır

GALATASARAY zeki, çevik ve ahlaklı sporcu yetiştirmektir

GALATASARAY hatırlamak ve anmaktır

GALATASARAY ‘95 doğumlu olup “Taçsız Kral” diye haykırmaktır

GALATASARAY cefasını sürerken de sonuna kadar sahiplenmektir

GALATASARAY kan kusarken, “ben iyiyim, bişey yok” diyebilmektir

GALATASARAY “senin oğlan hangi takımı tutuyo?” sorusunu küfür addetmektir

GALATASARAY sevgiyle öğretmektir

GALATASARAY formadaki terdir

GALATASARAY yelkendeki deniz tuzudur

GALATASARAY havuzun klorunu içme suyu gibi içmektir

GALATASARAY sınırları yok etmektir

GALATASARAY 10 Kasım’da Anıtkabir’de, şov yapmadan Ata’sını saygıyla anmaktır

GALATASARAY özür dilemesini bilmektir

GALATASARAY gururdur

GALATASARAY onurdur

GALATASARAY geçici değil, kalıcı olabilmektir

GALATASARAY unutmamaktır, unutturmamaktır

GALATASARAY hatsından dönebilmektir

GALATASARAY hakkını savunmaktır

GALATASARAY kimseye hiçbir şey için biat etmemektir

GALATASARAY “sokakta oynasan, kaldırımdan destekleriz” diyebilmektir

GALATASARAY bir Avustralyalının “ben doğuştan Galatasaraylıyım” demesidir

GALATASARAY almadan, vermek için can atabilmektir

GALATASARAY hak yememektir

GALATASARAY “ben” değil, “biz” demektir

GALATASARAY Baba Gündüz’dür, Baba Özer’dir

GALATASARAY ameliyatlık bacağı bezle sarıp maça çıkmaktır

GALATASARAY sonunu düşünmemektir

GALATASARAY algıda sarı-kırmızı için sonuna kadar seçiciliktir

GALATASARAY geçen 15 yılda rengi solsa bile atamamaktır

GALATASARAY kıyamamaktır

GALATASARAY başka hiçbir şey için gösterilmeyecek sabrı göstermektir

GALATASARAY mucizeye inanmaktır

GALATASARAY mucizeyi tekrarlamaya da inanmaktır

GALATASARAY sevilmeden sevebilmektir

GALATASARAY Kapalı’da 16 dakika boyunca bildiği tüm duaları etmektir

GALATASARAY uğur yapıcam diye 8 değişik tik sahibi olmaktır

GALATASARAY kızını ilk maça götürmektir

GALATASARAY anlam verilemeyen bir tutkudur

GALATASARAY fenerli babasına iki yaşında kafa tutup, “bu evin kadınları Galatasaraylıdır” demektir

GALATASARAY “bu maçı vermeyen televizyonu napim?” diyip, Beyoğlu’nda TVsini 7inci kattan aşşağı fırlatmaktır

GALATASARAY Brian Birch’ün yumruğudur

GALATASARAY Derwall’in bilgisi, Mustafa’nın ümididir

GALATASARAY öğlen ne yediğini unutup, 88’deki maçta gollerin dakikasını ezbere bilmektir

GALATASARAY yeri geldiğinde başkaları gülüp eğlenirken, sarı-kırmızıya sarılıp ağlamayı tercih etmektir

GALATASARAY özverili olmaktır

GALATASARAY Kopenhag’da maçı beklemektir

GALATASARAY saatlerce deplasman otobüsünde uyuklamaktır

GALATASARAY hiç tanımadığı birini sadece üzerinde sarı-kırmızı var diye “kardeş” gözüyle görmektir

GALATASARAY daha tanışmadan “Ağabey” diye hitap etmektir

GALATASARAY en kötü günde bile, övünerek “Galatasaraylıyım!” diye haykırmaktır

GALATASARAY …

About
  • Jellies (Favorite Game)
Photos
  • Feed is empty