
İçime attım bana ağır gelen tüm gerçekleri.Sustum.Yuttum soğuk sessizliği.Suçlamadım, suçlayamam kimseyi.Çünkü ben getirdim bu hale kendimi.Gitmeler yormaz beklemek kadar gelmeyecek birini.Ve hiçbir şey bir kargaşanın içinde yalnız kalmak kadar koymaz! Hep bildim yerimi;ne bir adım geride,ne bir adım önde.Şimdi bu yorgun ve yalnız gecede hesap soruyorum yüreğime...
Vakit Şimdi hayallere açık pencereyi kapatma vakti... Zaten varsa bir güzellik ömrü ne kadar sürer ki..? Çektim perdeleri kaldırdım hayalleri. Belkide bu diyârdan artık gitme vakti...
Zamanı eskittik heveslerimiz uğrunda.
Değmedi ne takvime, ne akrebe, ne yelkovana...
Yaşandı bitti demek ölesiye zorken,
Yaşadık ve bittik.
Yüreklerimizse;
Yara..Yama!
Zamansızdık!
Zamansızdı sevda!
Gözümüzün değdiği her yer gözden yaşlı.
Bir de soğuk ki hava, sorma.
Üşüdüğümü unutacak kadar yanıyor canım yokluğuna.
Hangi heceme gelirsin,
Söyle o dilden konuşayım.
Beni an/la...
Benli anlarda..
İnsan hayallerini seviyor aslında en çok,
gerçekler canını acıttığından olsa gerek...
Hayatın ona verdikleri hep biraz eksik kalıyor.
“Nerede değilse en çok orada olmak istiyor”
Ve kim onu daha çok kanatmışsa en çok onu seviyor…
Ve yine en çok ondan nefret ediyor..
Her yalnız kalışımda, gece bana, ben geceye yoldaşlık eder; gece kelimelerimi hırpalar, kelime kelime kelimesizliğe düşürür beni. Aklıma gözlerin düşer, susarak çağırırım seni ben. Hasretle, aşkla ben iyi olurum.
Sen kendine iyi bak..