
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi beni yaktırırsın
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun
şeffaf beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin.
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin
Sonra sen de ölünce
kavanozuma gelirsin
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar.
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek
Toprağa beraber dalacağız
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben...