
Cennetin olmadığını hayal et,
Eğer denersen bu kolay,
Altımızda cehennem yok,
Üstümüzdeyse sadece gökyüzü var,
Hayal et bütün insanların,
bu gün için yaşadığını....
Ben, gönlü har vurup harman savuranı severim, ne teşekkür bekler, ne teşekkür eder: Çünkü hep verir o ve kendini korumak istemez. Ben, zar kendine uygun düşünce utananı ve soranı severim: “Ben düzenci bir oyuncu muyum yoksa?” Çünkü yok olmak ister o. Ben, işine başlamadan önce altın sözler saçanı ve hep söz verdiğinden fazla yapanı severim: Çünkü batışını ister o.
Ben, yaralanmada bile gönlü derin olanı ve küçücük bir şeyden yok olabileni severim. Ben, gönlü dolup taşanı severim, öyle ki kendini unutur ve her şey onun içindedir; her şey onun batışı olur böylece. Ben, insanların üstünde asılı o kara buluttan tek tek düşen ağır damlalar gibi olan herkesi servim; Onlar şimşeğin gelişini haber verirler ve haberci olarak yok olurlar.
Zerdüşt bu sözleri söyledikten sonra, yine halka baktı ve sustu. “İşte ordalar,” dedi gönlüne, “işte gülüyorlar: Beni anlamıyorlar, ben bu kulaklara göre ağız değilim.
Gözleriyle işitmeyi öğrenmeleri için, kulaklarını mı patlatmalı? Dümbelek gibi, vaiz gibi mi ötmeli? Yoksa yalnız kekemeye mi inanırlar?
Bende gururlarına sesleneyim bari.
Size diyorum: Hora tepen bir yıldız doğurabilmek için, kişinin içinde kargaşa olmalı daha. Size diyorum: Daha var sizde bu karmaşa.Yazık! En horgörülesi adamın, kendini artık horgörmeyenin zamanı geliyor. Bakın! Size son insanı gösteriyorum. Bir sürü ki çobansız! Herkes aynı şeyi ister, herkes aynıdır: Başka türlü duyan, deliler evine gönüllü gider. “Eskiden bütün dünya deliymiş” Böyle derler de en inceleri, göz kırparlar.Gündüz için küçük hazları ve gece için küçük hazları vardır. Ama sağlığı sayarlar. “Biz mutluluğu bulduk” Böyle derler insanlar, göz kırparlar.
Zerdüşt üzüldü ve gönlüne dedi:
“Beni anlamıyorlar, ben bu kulaklara göre ağız değilim. Anlaşılan pek fazla kalmışım dağlarda, pek fazla dinlemişim dereleri ve ağaçları: Şimdi keçi çobanlarına söz söyler gibi konuşuyorum onlarla. Ve işte bana bakıyorlar ve gülüyorlar. Ve gülerken benden nefret ediyorlar. Gülüşleri buz gibi...........