
Hani mahalleye, vizyona en iyi giriş yapan filmi getirirler.
Halka açıktır, herkes izler.
Sen en iyi girişi yüreğime yaptın,
Artık halka açıksın.
Herkese iyi seyirler...
Hadi sevgili bana sevdiğini söyle. Ama hiç "seni seviyorum"cümlesi olmasın içinde. Hadi sevgili seviyorsan yüreğin gelsin dile. Ben dilde söylenenin dilde kalacağını biliyorum nihayetinde. Verebilıyosan yüreğini ver elime. Yüreğıni verki inanayım beni sevdiğine. Herkezlere söylediğini ise bana sakın söyleme..
Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır ; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…
Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş; ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.
...İştir ; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…
Dosttur ; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi O’na ayırmaya çalışırsın…
Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın… Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!
Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…
Özlemin tarifi yok, kim ne demişse sebebi çaresizlik. Yanımdayken bile sana doyamazken, nasıl anlatılır ki sensizlik !
Korkuyorum kalkıp sana gelmeye ; ya bulamazsam nasıl geri dönerim diye, bir başka elde seni görürüm bir başka tende seni bulurum diye. Korkuyorum kalkıp sana gelmeye ; henüz hazır değilim hayatın gerçekleriyle bu denli yüzleşmeye bakmaya kıyamadığım o gözlerinde başka renkler görmeye. Korkuyorum ; kaybolduğum benliğinde bu defa bana rehber olmazsın diye...