Ehlisunnet
Ehlisunnet, 47

ALLAH ZAMANDAN , MEKANDAN, SINIRDAN, ŞEKİLDEN, HACİMDEN, BİR YÖNDE OLMAKTAN, BİR ŞEYİN İÇİNDE VAYA DIŞINDA OLMAKTAN, BİRŞEYDEN BİR PARÇA OLMAKTAN VEYA BİR ŞEYİN ONDAN BİR PARÇA OLMASINDAN, UZVU OLMAKTAN MÜNEZZEHTİR...


ALLAH YARATILMIŞLARA BENZEMEZ. YARATILMIŞLARIN VASIFLARIYLA VASIFLANDIRILAMAZ. YARATILMIŞ OLAN, YARATANA MUHTAÇTIR. MUHTAÇ OLAN ACİZDİR. YARATILMIŞ OLAN BİR MEKANDADIR, ZAMANA BAĞLIDIR. ALLAH SUBHANEHU WE TEÂLÂ BU TÜR ŞEYLERDEN MÜNEZZEHTİR..

Allah vardır bunda hiç şüphe yoktur.

O tektir eşi ve şeriki yoktur. Hiçbir şeye muhtaç değildir. herşey O'na muhtaçtır.Allâh mekanlara'da muhtaç değildir çünkü mekanları yaratan Allâh'tır. Yaratan yarattığına muhtaç olmaz.

Allâh hiçbir şeye benzemez.

O ezelidir başlangıcı yoktur. ve ebedidir sonu yoktur. Allâh herşeye kadirdir O'nun gücü herşeye yeter. Allâh herşeyi gören ve işitendir O herşeyden haberdardır. Allâh'ın kelamı başlangışsız ve sonsuzdur O'nun kelamı dil ile ses ile harf ile ve lugat ile değildir Allâh'ın kelamı hiçbir şeye benzemez. Allâh ezeli ve ebedi bir hayat ile mevsuftur O'nun hayatı bizim hayatımıza benzemez, bizim hayatımız ruh, kan, hava, ve organ gibi (vs) şeylere muhtaçtır ama Allâh hiçbirşeye mutaç değildir. Allâh herşeyi bilendir O'nun ilmi başlangıçsız ve sonsuzdur ilminde eksilme veya çoğalma olmaz, eksilmez çünkü Allâh unutmaz, çoğalmaz çünkü onun bilmediği hiç birşey yoktur. Allâh bütün noksan sıfatlardan münezzehtir."Allâh'ı hakkıyla tanımak O'nun keyfiyetsiz ve mekansız olarak var olduğuna inanmaktır" .

Allâh'ın akılda tasavvur edilmesi imkansızdır. Çünkü O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, zaman ve mekanları yaratmadan önce vardı ve yine zamana ve mekana ihtiyacı olmadan vardır, değişikliğe uğramaktan yücedir (münezzehtir), mekansızdır ve zaman ile kıyaslanamaz.

Allâh'u teâlâ âlemin tümünü; arş'tan zerre'ye kadar herşeyi yaratandır. Bütün yaratıklar Allâh'ın kudretine boyun eğmiştir. O'nun izni olmadan bir yaprak, hatta bir zerre bile kımıldamaz. Yaratma hususunda ortağı olayıp mülkünde de ortağı yoktur. O; Hayy'dır, fani olmaz.Uykudan ve uyuklamaktan münezzehtir. Gizliyi ve aşikârı bilendir; yerde ve gökte hiçbir şey O'ndan gizlenemez, karadaki ve denizdeki herşeyi bilir. Düşen her yaprağı, yerin karanlığındaki taneleri,kuru ve yaş olan herşeyi bilir, bunların hepsi apaçık bir kitaptadır (Levhi-mahfuz'dadır). İlmiyle herşeyi bilir. Her şeyin miktarını ve sayısını da bilir. Dilediği herşeyi yapar. O'na vacip olan bir hak yoktur ve O'nun üzerinde hüküm (emir ve yasak) de yoktur. O'nun her bir nimeti ihsandır ve her musibeti de bir adâlettir. Yaptıklarından sual (ititraz) olunmaz. biz yaratıklardan sual olunur. Allâh, mahlukattan önce vardı. O'nun öncesi ve sonrası yoktur. altı(6) yönden kuşatılmaz. O'na "nerede", "ne zaman" ve "nasıl vardı" denilmez O, mekan ve zaman yokken vardı. Kainatı ve zamanı yaratandır. Hayal ile O'na ulaşılaşılamaz, akıl ile bir şeye benzetilemez. çünkü Allâh hiçbir şeye benzemez...

Allâh mekân yokken vardı,

O şimdi de olduğu gibidir.

Yine Alî radıyallâhu anhu Allâh hakkında şöyle diyor: anlami-“Muhakkak ki Allâh arşı kudretinin büyüklüğünü göstermek için yaratmıştır ve

onu kendi zâtı için mekân edinmemiştir.“ “Kim Allâh’ın bir şeyde veya bir şeyin üzerinde bulunduğunu veya bir şeyden

olduğunu iddia ederse müşrik -kafir olmuş olur.

Allâh-u Teâlâ “El-Kamer” Sûresinin 49. âyetinde şöyle buyuruyor:

﴾ ِإ نا كُلَّ شىءٍ خلَقْناه ِبقَدرٍ ﴿

Anlamı: ”Her şey Allâh’ın takdiri ile yaratılmıştır”.

Allâh-u Teâlâ bütün yaratıkların yaratıcısıdır. Bunlara iyi, kotü, acı, tatlı, hayır ve şer olan her şey de dahildir.

Allâh-u Teâlâ insanı ve insanın amelini yarattı. Bu amellerden salih olan ameller Allâh'ın takdiri, yaratmasıyla, rızasıyla ve sevgisiyledir. Kotü ameller ise Allâh'ın rızası ve sevgisiyle değil, O’nun takdiri ve yaratmasıyladır.

Bu alemde hasıl olan her şey, hayır olsun şer olsun Allâh'ın iradesiyle, takdiriyle ve ilmi ile olur. İmam Ebu Davud'un rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor:

“ مَاشاءُ اللَّه كَانَ وما َلم يشأْ َلم ي ُ كن ”

Anlamı: “ Allâh'ın dilediği olur, dilemediği olmaz”.

"Aklında her ne hayal edersen; Allâh, hayal ettiğin şeye benzemez." Allâh akılda hayal edilebilecek bir şey değildir. Akılda hayal edilebilen şey yaratılmış bir şeydir, cisimdir. Dolayısıyla Allâh cisimden (vücuttan), mekandan, yönden, şekilden, suretten, oturmaktan, değişmekten, yerleşmekten ve uzuvlardan münezzehtir.

Râşid Halife Ebu Bekir radiyellâhu anhu dedi ki:

“Ve Allâh’ın zatını araştırmak ise küfürdür ve şirktir.”

Allâh’ın zatını araştırmaya dalan ve kendince Allâh’a şekiller vererek hayalinde tasavvur etmeye çalışan kimse muhakkak ki küfre düşer. Ve Allâh’ın zatı tasavvur edilemez, çünkü Allâh tasavvur edilecek bir şey değildir ve O hiçbir şeye hiçbir yönden benzemez. Allâh’a şekil nispet edip O’nu yaratıklara benzetenler, O’nu oturmakla ve inip çıkmakla vasıflandıran kimseler İslamdan çikar.

“O (Allâh) hiçbir şeye benzemez”

Peyğamber Efendimiz صلى الله عليه وسلم mealen buyurdu ki: “Allâh’ın zatı hakkında düşünme olmaz”, anlamı: Allâh, akla ve hayale gelen hiçbir şeye benzemez. Allâh akılda tasavvur edilecek bir şey değildir. Akılda ve hayalde tasavvur edilmekten münezzehtir.

Sobre
  • Gelatinas (Jogo Favorito)
Fotos
  • O feed está vazio