
KupaAs
ah KupaAs;
düşenler kurar en zorlu tuzağı, aldatmacayı
Onların yüreği karanlık ve kötü, tuzak, kumpas
Tanık olduğum ilk hikaye değil bu,
Son tetik çekişi değil ki hicaz;
Afâki belalarla döşeli çorak yüreklere
Kördün;
sen,
Çocuktun, çoktun...Herkesi kendin gibi sandın
Nice yarım yamalaklıklar ve nice üzgün ve vurulmuş ve körkütük savrulmuş sevdalar gördün
Zamansızdın,andın, anladın
Aşk, herkes de maya tutmaz ki
Ölüm bile; hak edene sadece kadirşinas!
Ah sevgili tabutum,
Kabuğum,
Yüreğim KupaAs...
İnsan, iki uçurum arası sıfır yükseklikten bile olabilir düzenbaz!
KupaAs;
İnce uzun yüzü yıldız ışıltısı. Hiç kimsedir aslında, baktığında herkestir biraz!
Gösterişsiz yağmurundan soyunmuş, —varsıllığından-,
Hani neredeyse tam kafiye, yarım cinas
Vurulmuşluğu sevda yanından,insafsız infaz,
Suskusu derin bir iç çekiş, kırgın bir itiraz!
Şimdi sıra sende kupa As,
Anlat sende kendi masalını,
Döksün kelimeler içindeki zehri karışmadan kanına,
Öğrenelim işin aslını esasını!