
Hatırlıyorum da tüm çocukluk evrelerimde tüm arkadaşlarımdan farklıydı birçok düşüm, sürekli ellerim vardı aklımda ellerimle kurgulayabileceklerim karalamanın bile bende ayrı bir anlamı vardı.
Ortaokul dönemlerimde resme olan ilgimin farkına vardım. Hiç yorulmadan saatlerce resim yapıyor, tüm çevremden sürekli ihtar alıyordum “derslerini ihmal etme” “yeter bırak şu resmi çık biraz top oyna” gibi ebeveyn öğütleriyle doluydu günlerim umurumda değildi resim yapmayı seviyor ve hiç sıkılmıyordum.
Bir gün, okuduğum bir sanat dergisinde dövmeyle ilgili bir makale çarptı gözüme sonra defalarca okudum, büyülenmiş gibiydim ve o an anladım dövme yapmak istediğimi, dövme makinesi alabilmek için para biriktirmeye başlamıştım. Oysa hiçbir şey bilmiyordum; neyi nasıl kullanacağımı, neyin nerde satıldığını. Kısa sürede teknik aksanını araştırarak öğrendim, birkaç ay sonra ilk makinemi aldım ve ilk olarak kendime dövme yaparak başladım bu serüvene.
Aslında dövme yapmayı sol kolum sayesinde öğrendim desem yeridir. Nerdeyse tüm koluma dövme yaptım belli aralıklarla sonra arkadaşlarıma çevreme yapmaya başladım. Dövme yaptığım her kişiden yaptığım çalışmayla ilgili beğeni kazanıp ardından teşekkür ve takdir almanın hazzı büyüktür bende.
Profesyonel bir birikim ve öğreti eksikliğim vardı. 2008 yılında Dövme yapmaya başladım. Hem dövme yapıyor, hem de tüm detayları öğrenme şansını yakalıyorum.
Sanatı bedene işlemenin kusursuzluğunu doğru yöntemleriyle öğrendim.
Güven Kürtür