
Bir şeyleri değiştirmek istiyorsan kendinden
başlamalısın.
Nasıl ki hayat olması gerektiği gibi değil olduğu
gibi, sen de kendini kabullenmeli, hayatın bazı
gerçeklerini reddetmemelisin. Bu hayatta tek bir
şansımız var sonuçta ve bir çok bilet tek yön aslında.
O zaman duyduğun tüm seslere sus deyip, kendinle
başlamalısın.
Geçmiş artık geçmeli, bakmamalısın geriye, arkanda
gözlerin yok senin. Kaybettiklerin, vazgeçtiklerin,
yarım kalanlar, affetmediklerin… Önce kendini affetmelisin, hiçbir hata alıkoymamalı
seni yenilerini yapmaktan.
Unutma tüm bu dünya sonsuz bir dönüşüm, başka
bir şey değil ve sonsuza kadar değil hiçbir şey.
Yola çık! Göreceksin sana bütün yollar açık! Koyma
valizine geçmişten hiçbir şey. İçindekilerle yürü sadece.
Gitti mi?
Gitsin.Bitti mi?
Bitsin.
Sen yanında hiçbir şey olmasa bile sensin!
Bulunduğun yere bak, yanındakilere bak! Vazgeçemeyeceğin ne var bu hayatta? Hangi evet,
asla hayır olmayacak? Hangi hayır, bir gün evet
olmayacak? Beynine taktığın bütün deneyim
prangalarını çıkar.
Unutma mezarlıklar vazgeçilemeyecek insanlarla
dolu. Bu yolculukta hiçbirine ihtiyacın olmayacak.
Evet, yalnızca aptallar aynı şeyi yapıp farklı
sonuçlar bekler, ama yalnızca aptallar mutludur
belki de.
Sen aptal değilsin, belki de öylesin. Söyle bana
geçmişe demir atmak aptallık değil de ne? Hangimiz aptallık yapmıyoruz en dikkatli
anlarımızda bile?
Hepimiz yalnızız.
Bunda sıkılacak bir şey yok.
Kim olursa olsun yatağında, gözünü kapadığın an
yalnızsın, kiminle oturursan otur sofraya, yalnızca kendi yediklerinle doyarsın.
Korkma kendinden.
İtiraf et diğerlerinden çok da farklı olmadığını.
Yaşanmışlıklar, yaşanacaklar kim bilir kimin
kurgusu? Üzülmek niye, bu sessizlik neden? Kalk
ayağa, herkes kadar herkessin işte, herkes ne kadar kendiyse.
Vakit o vakit değil, nefes almakla sınırlı değil hayat.
Sen yeter ki değiş. Sen yeter ki güçlen, sen yeter ki
yarım kalma.
Yarın, ertesi gün, daha ertesi…
Mutluyum diyebilene kadar,Her sabah yeniden,Her sabah bambaşka bir sesle,
“Merhaba Yeni Hayat!”