
Dokunmayın Bana
Bana geçmişini anlat, dediklerinde beynimin sağ lobuyla sol lobu arasında kalan o ince çizginin ‘anlatma’ diyen direnişiyle karşılaşıyorum. Konu bir de ‘geçmiş aşk’ olduğundaysa söylenecek tüm sözcükler cümle olmamak için birbirinden kaçıyor.Dile getiremiyorum; dillendiremiyorum.Neden ayrıldınız? sorusunun cevabı nasıl da zordur. Yürümedi ayrıldık? İnandırıcı oldu mu!
Artık hayatın hangi boyutunda olduğumu algılayamaz oldum.Ben mi kendimi anlatamıyorum yoksa anlamak mı istemiyorlar çözemedim gitti. Dokunmayın bana, diye bağırmaya başladığıma göre durum fenaya doğru gidiyor…
Son zamanlarda yüreğimde uysal adımlarla yürüyen bir adam var.