
Sabah suyu yüzüne
çarparken suyun
bileklerden
dirseklerine akmasına
uyuz olan,buzdolabını
açıp boş boş baktıktan
sonra
kapayan,kulağında
mp3 ile gezerken klip
tadında
yürüyen,doğru insanı
bekleyip yalnız
kalan,ellerini bi türlü
ısıtamayan,çift bölmeli
çakmakta her iki
tarafta gaz seviyesini
dengeleme ihtiyacı
duyan,girdiği kapalı
bir mekanda ilk önce
çıkış kapısının nerede
olduğunu arayan,
masaya oturduğu
zaman ilk olarak
ayaklarını koyacak yer
arayan,küçükken
radyodan kaset
dolduran , milimetrelik
bile olsa bayanlarda ve
erkeklerde uzun
tırnağa
katlanamayan,iki eli
birden doluyken
elektrik düğmesini
burnuyla açıp
kapayan,otobüsü
kaçırınca gurur yapıp
arkasından
koşmayan,hayatında
hiç lost izlememenin
eksikliğini
hissetmeyen,eşşek
kadar kızların 3
yaşındaki kızlar gibi
konuşmalarına sinir
olan,yolda giderken
kaldırımdaki karo
taşların çizgilerine
basmamaya özen
gösteren,gülünmemesi
gereken yerde gelen
gülme krizinin verdiği
haz ve acıyı birçok kez
yaşamış olan,bir türlü
insanlara
güvenmemesi
gerekirken her
defesında aynı hataya
düşen,kazanmışlıkları
ve kaybettikleriyle
güçlenen hayatı sil
baştan yaşamayı
seçen koca dünyanın
bir nedeni de ben
olayım diyen bir insan
oğluyum...
Yaqız Oqlu