
Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız
Karşıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışır tavuklarımız
Bilmezlikten değil,
Fıkaralıktan
Pasaporta ısınmamış içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayrı eşkiyaya çıkar adımız
Kaçakçıya
Soyguncuya
Hayına...
Vurun ulan,
Vurun,
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmiş közüm,
Karnımda sözüm var
Haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaşını
Üç nazlı selvi,
Ömrüne doymamış üç dağ parçası.
Burçlardan, tepelerden,
minarelerden
Kirve, hısım, dağların çocukları
Fransız Kuşatmasına karşı koyanda
Insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. İnsanların "Tecrübe" dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana "Tecrübeli" denir.
*Sigmund Freud
"O iyi Insanlar, O Guzel Atlara binip cekip gittiler.Demirin tuncuna,insanin picine kaldik"
Yasar KEMAL
YASAMAK BIR AGAC GIBI TEK VE HUR VE BIR ORMAN GIBI KARDESCESINE
TERKETMEDİ SEVDAN BENİ
Terk etmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım.
Hayın, karanlıktı gece.
Can garip, can suskun
Can paramparça...
Ve ellerim kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terk etmedi sevdan beni...
Ahmet Arif