
AYRILIK,
Tam göğsünüzün ortasında bir yerinizi acıyacak, Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz,
sokağa fırlayacaksınız, sokaklar da dar gelecek. Tıpkı vücüdünüzun yüreğinize dar geldiği gibi, ne denizin mavisi açacak içinizi,
ne pırıl pırıl gökyüzü.kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz.
birileri size birşeyler anlatacak durmadan öenmli olan sağlık, yaşamak güzel,booşver herşey unutulur.
Siz hiçbirini duymayacaksınız,Göz yaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz,ondan ölmesini isteyecek kadar çok nefret edecek,
az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz. hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz
ölüme çare bulundu ya da yarın kıyamet kopacakmış deseler başınızı kaldırıp.
-Ne dedin!
diye sormayacaksınız.
yalnız kalmak isteyeceksiniz,
hem de kalablaıkların arasında kaybolmak..
ikiside yetmeyecek
geçmişi düşüneceksiniz neredeyse dakika dakika
ama ama kötüleri atlayarak onunla geçirdiğiniz vakitleri düşünerek geçtiğiniz yerlerden
geçmek isteyeceksiniz gittiğiniz yerlere gitmek
bu size hiç iyi gelmeyecek ama
bile bile yapacaksınız.
biri size içinizdeki acı söküp atabileceğini söylese,
kaçacaksınız aslında kurtulmak istediğiniz halde o acıyı yaşamak için direneceksiniz.
hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz
aksini idda edenlerden nefret edeceksiniz.
herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksınız,
hiç bir şey oyalamaycak sizi ilaçlara sığınacaksınız bir kaç saat kafanızı bulandıran,
ama asla onu unutturmayan sadece bir müddet buzlu bir camın arkasından seyrettiren
bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek
boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz
uyumak zor uyanmak kolay olacak sabahı iple çekeceksiniz
bazen de hiç güneş doğmasa diyeceksiniz..
yani ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler. ölmeyi isteyip ölemeyeceksiniz,
belki çivi çivi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksinzi
nafile
düşüncesi bile tahammul edilmez gelecek.
rüyalar göreceksiniz gerçek olmasını istediğiniz
her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz,
telefonun çalmasını bekleyeceksiniz aramayacağını bile bile
her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek ağlamaklı konuşacasınız arayanlarla,
yüreğiniz burkulacak canınız yanacak
bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz hayata dair hiç bir şey yapmak gelmeyecek içinizden.
onu sesini onun sesini bir kere daha duymak için yanıp tutuşacaksınız,
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz.
yaşadaığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz,
onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere yerleşmek.
ama ama bir umut onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu
bu umut sizi gitmekten alı koyacak,
gel gitler içinde yaşayacaksınız
buna.. buna..
yaşamak denirse.