
Dogrularım olmalı. hayata meydan okuyacak kadar cılgın ezber bozan cınsınden.
yada kuruyan yapraklar arasından kendıme baharı bulacak bır mucıze olmalı.
mmevsım bahar iken parmak uclarıma kadar sızan acılarımı güneşe teslım etmeli...
kısacası huzunlerıme bulanan gençliğimde hayallerimle dolu asiliğimde!! hıc buyumek istemeyen bır cocuksu yürek ile uvuçlamalıyım bu hayat denen adılsız oyunda...
Hakiki bir dost bulmak okadar kolay degıl; insan kendine iyi bir arkadas bulabılır vefalı bır eşve iyi bır is bulabilir...Hatta gökte aradıgını yerde bulanlarda vardır;.
Önce gönüller üzerinde dostluk köprusu kurmak gerekir ancak boyle bır kopru insa edenler ve bu köprüden geçenler hakiki dosta kavusabıiırler.;
dostluk koprüsünden geçmek için ise insanın once kendisinden geçmesi gerekir.
dostluk köprüleri sağlam temeller ve şirin kemerler üzerine bina edilir bu köprülerin taşları cefa ile yontulmuş harcı ise vefa ile yoğrulmustur.
diğer köprulerın en az iki ayağı varken Dostluk köprüleri tek ayak üzerinde bile durabılırler...
yanı karsı taraftan birdestek ve çıkar beklentisi yoktur..; Dostların sevgisıde,şevkatide,ilgiside,ikramıda karşılıksızdır.
Bu köprülerin altından çok sular üstünden uzun yıllar geçsede onlar yıpranmaz ve yıkılmazlar...
Bole bır köprü inşa etmek zametli olduğu için hakiki bir dost bulmakta zordur
AŞIK VEYSEL dost dost diye nicesine sarıldım diyor ama hiç birinden vefa bulamadığı icin toprağın kucağına dönuyor.;Çilenin,cefanın,sadakatin ve şevkatin sembolü olan kara toprağı dost olarak kabul edıyor..
Bir başka aşık ömür boyu bir dost bulamadıgından yakınıyor. Bir dost bulamadım gün aksam oldu diyerek sazının tellerine dokunuyor.
mwcazi aşkın çollerınde dolaşanlar hakiki bır dost bulamamanın ızdırabını yaşarlar...;!
allah dostlarından bir zatın dediği gibi .Böyle aşıkların divanlarını sıksan her bırınden hazinane bırer feryat damlar,.
ancak dostluk köprüsünden geçenler leylayı bırakıp mevlaya kosanlar emsalsiz lezzetlere kavusabılırle...
halacı mansur allah dostudur Dostluk köprusunden gecerek rabbine o kadae çok yaklaşmıştırki , Artık onu kendınden kendısınıde ondan sayarak enel hak demiştir...
Fakat dost halinden anlamayanlar veliliği delilik kabul ederek kendisini idam ettiler... Önce ellerini ve ayaklarını kestıler sonrada başını keserek küllerini dicle nehrıne attılar.Böyle gerçek dost dostu için canını feda etmiş oluyordu..
Mansur idam edilirken şeytan karşısına gecer ve şöyle der. Bende ene dedim sende ene dedin ama ben lanete maruz kaldımsen rahmete nail oldun bunun hikmeti nedır???
Mansur şu cevabı verır ben ene dedim kendimi ortadan kovdum sen ene dedin kendını ortaya koydun...
Demekki dost dosta fani olursa dostluk baki kalıyor,...
Sufilerin fenafillah dedikleri bu olsa gerekiyor...
Mansur önce ene sinden sonrada başından vaz geciyor....
Acaba bizler ebedi ve ezeli dostumuz olan rabbimiz icin nasıl bir fedakarlık gösterıyoruz. mesela her sabah dost davetı olan ezan-ı muhammedi-yi işitip bu davete icabet etmek için uykumuzdan vazgeçebiliyormuyuz??...
içimizdeki öfkeden,kinden hased ve husumetten vazgeçip muhabbet yolunu seçebiliyormuyuz...
ALLAHIN ve RESÜLÜNE ebedi dost olmak istiyorsak gönlümüzün elinden tutup gel dosta gidelim gönül diye yollara düşmliyiz ...
Bu yolda kaybedecek vaktimiz yoktur .
Fırsat kaçtıktan sonrada GEÇTİ DOST KERVANI DİYE SUZLANMANINDA
BİR FAYDASI OLMAYACAKTIR......
DOSTÇA KALIN