
o delikler yavaş yavaş her tarafını kaplıyo kalbinin...
hayatını o göz yaşıyla dolu aşka bırakıyosun sonra ,
deliklerle kaplı kalbinin üzerinede zamanı koyuyosun.
sonra ayrılık ateşi o zamanı yakıyo.
hiç bişey bırakmıyo...
bembeyaz hatıralar sarıyo hayatının su üstünde kalan kısmını...
deliklerle dolu kalbini çıkarıp atıyosun yerinden...
zamanla birlikte kül olup gidiyo...
o kürdanın yeri gelince ucunda durduğu dudaklarınla hayatı dibe vurup hatıraları içine çekiyosun...
sonra üflüyosun hatıraları başın dönüyo
ve zaman giriyo beynine.
düşünüyosun
bu aşk uğruna feda ettiklerim ve elde ettiklerim ?
başlıyosun feda ettiklerini saymaya
bi ton göz yaşı döküyosun o kovaya aga. sonra o göz yaşı kovada kirlenip yere dökülüyo...
kalbini koyuyosun delik deşik ediyo kıçı kırık bi kürdan...
zamanını alıyo o kova onca zaman harcadığın parayı siktir et gençliğini alıyo elinden.
hayatının yarısını koyuyosun o kovaya aga. diğer yarısınıda çöpe atıyosun.
kovadaki yarısının amına koyuyolar zaten folloş oluyo...
bütün bunları sadece hatıraları içine çekmek için feda ediyosun aslında...
sonra elde ettiklerim diyosun....