Servet
Servet, 41

"Hayatta varolduğu için düşlenen şeyler vardır ve düşlendiği için varolacak şeyler..."Benim bir var olması düşlenen yani var olacak hayalim var.Bunun için Kendimden Başladım değişime ve DEĞİŞTİRMEYE "Belki BİR SABAH sesimle uyanır yeni DÜZENİ Mİ haykırırım kulaklarınıza.Aslında çoğunuz yığınsınız ama düzenin de bir parçasısınız ilk önce sizden başladım. Merhum Nazım ın dediği gibi oda belki beni hayal etti yazarken

bu bir türkü:-

toprak çanaklarda

güneşi içenlerin türküsü!

bu bir örgü:-

alev bir saç örgüsü!

kıvranıyor;

kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor

esmer alınlarında

bakır ayakları çıplak kahramanların!

ben de gördüm o kahramanları,

ben de sardım o örgüyü,

ben de onlarla

güneşe giden

köprüden

geçtim!

ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.

ben de söyledim o türküyü!

yüreğimiz topraktan aldı hızını;

altın yeleli aslanların ağzını

yırtarak

gerindik!

sıçradık;

şimşekli rüzgâra bindik!.

kayalardan

kayalarla kopan kartallar

çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.

alev bilekli süvariler kamçılıyor

şaha kalkan atlarını!

akın var

güneşe akın!

güneşi zaptedeceğiz

güneşin zaptı yakın!

düşmesin bizimle yola:

evinde ağlayanların

göz yaşlarını

boynunda ağır bir

zincir

gibi taşıyanlar!

bıraksın peşimizi

kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

işte:

şu güneşten

düşen

ateşte

milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

sen de çıkar

göğsünün kafesinden yüreğini;

şu güneşten

düşen

ateşe fırlat;

yüreğini yüreklerimizin yanına at!

akın var

güneşe akın!

güneşi zaaptedeceğiz

güneşin zaptı yakın!

biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!

güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,

toprak kokuyor bakır sakallarımız!

neş'emiz sıcak!

kan kadar sıcak,

delikanlıların rüyalarında yanan

o «an»

kadar sıcak!

merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,

ölülerimizin başlarına basarak

yükseliyoruz

güneşe doğru!

ölenler

döğüşerek öldüler;

güneşe gömüldüler.

vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

akın var

güneşe akın!

güneşi zaaaptedeceğiz

güneşin zaptı yakın!

üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!

kalın tuğla bacalar

kıvranarak

ötüyor!

haykırdı en önde giden,

emreden!

bu ses!

bu sesin kuvveti,

bu kuvvet

yaralı aç kurtların gözlerine perde

vuran,

onları oldukları yerde

durduran

kuvvet!

emret ki ölelim

emret!

güneşi içiyoruz sesinde!

coşuyoruz,

coşuyor!..

yangınlı ufukların dumanlı perdesinde

mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

akın var

güneşe akın!

güneşi zaaaaptedeceğiz

güneşin zaptı yakın!

toprak bakır

gök bakır.

haykır güneşi içenlerin türküsünü,

hay-kır

haykıralım!

About
  • Jellies (Favorite Game)
Photos
  • Feed is empty