
''Öncelikle şunu söyleyeyim: herkes tarafından sevilen bir insan olmak istemem. Zira söz konusu ‘herkes’, homojen-net değil. İyisi var-kötüsü var. Tecavüzcüsü – dolandırıcısı, provokatörü - haini, döneği, ırkçısı, milliyetçisi var. İti – kopuğu, suya sabuna dokunmayıp pis yaşayanı, kadını ezeni, çocukları döveni var. V.b. Dolayısıyla bu kadar değişik yelpazeden, ruh halinden, kültürden, düzeyden insanların ‘bir arada yaşamak zorunda kaldığı’ toplumda, herkesin beni sevmesi – onaması durumunda kendimden kuşkuya düşerdim.''