Mustafa
Mustafa, 35

Üfleyince uçan çiçek..Karahindiba..

Aslında daha önce yazacaktım ama uçuşup oraya buraya dağılmış olan kelimeleri bir türlü toparlayamadım..Bekledim rüzgar belki ters eser de onları alıp bana getirir diye..Zamanı geldi, mevsim sonbahara döndü ama oturup beklemekle kelimeler dönüp gelmiyor..Korkarım ki ben kalkıp da onları torbama doldurmazsam onlar savruldukları yerde öylece kalacaklar..

Hani tohuma kaçmış haline "puf" diye üfleyince üzerindeki tüycükler oraya buraya uçuşan; hani taze hali çocukken çizdiğimiz resimlerin sıcacık gülümseyen güneşi gibi sarı renkte olup da nedendir bilmem adına kara çalınan; hani dağda, ovada, parktaki ve tepedeki çimenlikte, şehrin göbeğindeki iki kaldırım taşının arasında bile var olabilen çiçek karahindiba..

Düşünceler, tıpkı onun en ufak bir esintiyle gökyüzünde uçuştuğu gibi kafamın içinde uçuşuyorlar..Tam bir yere kondu derken tekrar tekrar havalanıyorlar..Bazen okuduğum kitabın içindeki bir kelimeye takılıp onunla beraber kitabı terk ediyorum..Birkaç dakika içinde, ucundan tuttuğum kelimeyi nerede bıraktığımı bilmeden kendimi bambaşka bir yerde buluyorum..

Karahindiba..

Çünkü ikimiz de binlerce parçaya bölünüp, yeryüzünün binlerce köşesine dağılıyoruz..Bazen çimenlikler içinde bazen de kaldırım taşlarının arasında var oluyoruz..

Über uns
  • Jellies (Lieblingsspiel)
Fotos
  • Futter ist leer