
Anadolu insanının bir ruhu vardı, nüfus edemedin. Bir kafası vardı, aydınlatamadın. Bir vücudu vardı, besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı, işletemedin. Onu, hayvani duyguların, cehaletin ve yokluğun elinde bıraktın. O; katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi elinde orak buraya hasada gelmişsin. Ne... ektin ki neyi biçeceksin. Bu ısırganları, bu kuru dikenleri mi? Tabii ayaklarına batacak. İşte her yanın yarılmış bir şekilde acıyor ve sen acıdan yüzünü buruşturuyorsun, öfkeden yumruklarını sıkıyorsun. Sana ısdırap veren bu şey senin kendi eserindir, senin kendi eserindir..