
Kelimeler her şeyi anlatır.. Ama her şeyi yaşatmaz.. Bazen ben bile yabancı olurken kendime sana nasıl anlatırım ki beni.. Neşeliyim diyeceğim, belki suratsızlığıma denk geleceksin.. Espiriliyim diyeceğim, belki ağlamalarıma denk düşeceksin.. Özgürüm diyeceğim, belki tutsaklıklarımda yakalayacaksın beni.. Kendimi anlatıpta bir kalıba sığdırmak istemem düşüncelerimdeki beni.. Hani yaşamadan … … bilemeyeceğin şeyler vardır ya, onlardan biriyim belki.. Bazıları için herhangi biri.. Bazılar için vazgeçilmez biri.. Düşlediğim kadar insanım... İnsan olduğum kadar hatalı... Hatalı olduğum kadar gerçeğin peşinde. iŞte ben BUYUM. !
/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*
İnsanların türküleri kendilerinden güzel,
Kendilerinden umutlu,
Kendilerinden kederli,
Daha uzun ömürlü kendilerinden.
Sevdim insanlardan çok türkülerini.
İnsansız yaşayabildim
Türküsüz hiçbir zaman.
Hiçbir zaman beni aldatmadı türküler de.
Türküleri anladım hangi dilde söylenirse söylensin.
Bu dünyada yiyip içtiklerimin,
Gezip tozduklarımın,
Görüp işittiklerimin,
Dokunduklarımın, anladıklarımın
Hiçbiri, hiçbiri,
Beni bahtiyar etmedi türküler kadar...
/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*
Ey aşk; Sen bir şarkı olsan, radyoda yakalasam seni, kesin ezana denk gelirdik.
/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*
KaH ÇıkarıM GökyüzüNe SeyrederiM aLeMi KaH iNeriM YeryüzüNe SeyredeR aLeM ßeNi..!
/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*
Her tercih bir vazgeçiştir çünkü...
Sabah işe gitmekle, yatakta nefis bir miskinlik fırsatından vazgeçmiş olursunuz. Kalkar kalkmaz hayat binbir seçeneği dayar burnunuzun ucuna... "Ne giysem" telaşından, öğle yemeğinde "Ne alırdınız" diye başucunuzda biten garsona, "hangi kanaldaki filmi izlesem" kararsızlığından, "bize oy verin" diye bağrışan partilere kadar herşey, herkes, her an sizi ısrarla bir tercihe zorlar.
Yastığınıza teslim olmuşsanız, belki dışarda ışıl ışıl bir günden vazgeçmiş olursunuz. Bahar esintileri taşıyan bir elbise belki o gün yaşamınızı ışıldatabilecekken, ağırbaşlı bir sadeliğe karar vermekle muhtemel bir tanışıklığı tepersiniz. Belki yemediğiniz musakka, ısmarladığınız İzmir köfteden daha lezzetlidir. Ya da öbür kanaldaki film, o anki ruh halinize daha uygundur.
Ama yaşam, vazgeçtiğiniz şeye ilişkin ipucu vermez. Geri dönüp, o günü gökkuşağı desenli bir elbiseyle yeniden yaşama şansınız yoktur.
Bu seçim oyununda vazgeçtiğiniz şey, seçtiğinizden daha değerliyse pişmanlık kaçınılmazdır.
Ama neyin değerli olduğunun kararı da yine size aittir.
Ve vazgeçtiğiniz şey bazen bir saray, bazen şöhret sahnesinin parıltılı neonları da olsa, çoğu zaman gözünüz hiç arkada kalmaz.
Çünkü duvarlarına sevdiğinizin kokusu sinmiş bir ev ya da sevdiğiniz kadınla paylaşamadığınız bir saray sizin borsada kolay feda edilebilir değerlerdendir.
Hayata bir başka gözle bakmayı öğrendiyseniz, bu seçimde kazandıklarını sananlara yalnızca acıyarak gülümsersiniz.
Herşeyin sıradanlaştığı bir dünyada bazen kaybetmek en doğru seçimdir.
...ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir.